4 Mart 2018 Pazar

AŞK 4321... 2018


AŞK … 4.3.2.1
Aşk çağırmadan gelir,
Sınırların yıkılır, ezberlerin bozulur
Dur dediğin yerde durmaz,
Kal dediğin yerde kalmaz
“ben” dediğin yerde olmaz
Korkunun yanından geçmez
Yıkılır duvarların, parçalanır kafeslerin
Setler de koysan, engeller de
Dinlemez coşar gönül
Ateş gönüldeyse, “O”nun özlemi yakmaktaysa yüreğini,
“sevgili” suretinde su serpsin yüreğine istersin de… dinmez hasretin hiçbir surette…
acısan da, yansan da, kanasan da
“OL” mayı bilirsin sade.. bir de AKMAYI..
Yakıp geçtiğinde aşkın ateşi
Küllerin simyasından yeni bir “simurg “ doğar
Çeker nefesi içine, kanat çırpar özgürlüğüne..
Şems ‘ den ayrılması zordu Mevlana’nın
Hızır ‘ dan ayrılması zordu Musa’nın
Bal sultan’ dan ayrılması zordu Yunus’ un
Ama aşkın simyasıdır her kahramana kendi gücünü veren,
Dönüştüren ve kendine döndüren..
Bir nefes kalır sana
Dinmeyen bir ateş..
Ve bir de sonsuzluğa şükür..
Varolan herşeye şükredersin
Aşk sendedir bilirsin… “O”na dır tüm yanmaların..
Özlem de vuslat “O “ nun makamındadır…
Yani “gönül”dedir.. bilirsin…

ŞÜKÜR....2017


Evrenin şefkatli kollarında,
İhtiyacım olan herşeyin bolluğu için şükürler olsun…
Kapanan her yol, akmayan her duygu, biten her ilişki için şükürler olsun..
Tüm vedalar için şükürler olsun..
Değerle ve saygıyla, emekle yaşanmış her bir deneyim için şükürler olsun..
Şefkatle öğrendiğim her deneyim için şükürler olsun…
Aşkla yaşadığım, aşkla soluduğum her an için şükürler olsun..
İçimde coşkuyla akan her duygu için şükürler olsun..
Yaşadığım acılara değdiği için şükürler olsun…
Her deneyimle büyüyen ve öğrenen yüce ruhum için şükürler olsun…
Sevdiğim, öğrendiğim,paylaştığım, yüreğime dokunan, yüreğine dokunduğum, kavuştuğum ve vedalaştığım her can için şükürler olsun..
Doğuran, besleyen, büyüten, sevgi ve şefkatle kucaklayan canım annem için şükürler olsun…
Öğreten, büyüten, kollayıp gözeten canım babam için şükürler olsun..
Canımın içi biricik kardeşim için şükürler olsun…

20.8.2017

SEVGİLİYE..2017


                                                                                                                                          11/07/2017
     SEVGİLİYE...                                                                                                          bir deniz kıyısı
   
                                                                                                                                   
Her an mucizenin içinde yaşadığını farketmek için,
Kalpten yaşa, kalpten konuş..
Zorun ya da acının değil hazzın içinde öğrenebileceğini deneyimle.
“AŞK HALİNDE” yaşa..
Bırak sesin evrenin müziğine karışsın..
Onunla aynı titreşimde dans etsin bedenin..
Ruhun bütünün içinde kendi rengiyle ışıldasın…
İzin ver…. Gevşe, rahatla, nefes al…
Tutunma bırak.. bırak gitsin..
Dalgalarla kıyıya vuran dinginlik ol..
Yumuşa.. rahmini, zihnini, kalbini aç.. temizle ve yeniye yer aç..
Bırak senin olan sana gelsin..
Gülümse ve güven hayata..

Toprak ve su olan dişiliğini hisset,
Toprağın gücünü ve üretkenliğini,
Suyun yumuşaklığını ve hiç durmayan ritmini,
Doğurganlığını,
Gizemini,
Derinliğini,
Sakinliğini,
Saflığını hisset…
Güneşin denizle dansı gibi olsun kucaklaşmamız,
Müzikle, dansla, ateşin suya yansımasıyla,
Renklerin ve ışığın dansıyla…
Toprakla göğün kavuşması gibi olsun kucaklaşmamız,
Engin, derin, sonsuz…
Gün doğumunun delişmen coşkusunda ve tazeliğinde,
Günbatımının şefkatli yumuşaklığında ve sakinliğinde..
Göğün ve toprak ananın kucaklaşması gibi tıpkı… Sonsuzluğa gebe…
Ateşle suyun dansı,
Toprakla göğün dansı,
Öğretsin bize şimşekleri, fırtınaları, güz yağmurlarını, yazın kuraklığını,
Baharın tazeliğini, kışın içe kapanışını, güzün bir devri kapayıp yeni bir devrin habercisi olduğunu..
Mevsimlerden geçelim, iklimlerden geçelim,
Geceden güne, günden geceye dönelim..
Hepsinin mucizesini ve muhteşemliğini kutlayarak…
Her AN’ ın muhteşemliğini hissederek, doğamızı yaşayalım
Ve devinelim doğallığımız içinde..
Sevgiyle, aşkla, coşkuyla…
Evrenle birlikte titreşelim..
Onun muhteşem şarkısına katılalım..
Yaşam dansını aşkla yapalım…
Birbirimizin varoluşuna ve hayat amacına hizmet edelim.
Bu hayat dansını birlikte yapmaktan mutluluk duyalım..
Bir olmaya, bütün olmaya,
Hayat yolculuğunda birlikte yol almaya niyet edelim..
Kutsal yeminle,                RAHİMDEN RAHMANA OLAN YOLCULUĞUMUZDA EŞ OLALIM…

                                                                                                                    11/07/2017, URLA SAHİL


MUTLULUĞU BENDE BULAN BENİMDİR, GERİSİ MİSAFİR… 2017


MUTLULUĞU BENDE BULAN BENİMDİR, GERİSİ MİSAFİR… 
demiş MEVLANA….
Hayatımızda bir çok misafirimiz oluyor, sevgiyle karşılayıp, sevgiyle ağırlayıp sevgiyle uğurlamak ne güzel…Her nefes alışımız sevgiden… sevgiyle kucaklaşıp sevgiyle vedalaşmayı becerebilmektir aslolan..
Madem ki misafiriz bu hayatta.. yuvamız bu dünya… güven ve huzur içinde yolumuza devam etmektir bize düşen.. acımadan, acıtmadan.. kırmadan, kırılmadan.. incinmeden, incitmeden…
İki açık yürekli ve dürüst insan karşı karşıya geldiğinde… birbirine verebileceği her şeyi ama herşeyi veriyor… eteğimizdeki bütün taşları döküyoruz ortaya.. varlığımızdaki bütün renklerle kucaklıyoruz birbirimizi… mutlu etmek ve mutlu olmak istiyoruz…. Olgun ruhlarsak eğer içimizdeki bilge biliyor ancak ve ancak mutlu olunca mutlu edebileceğini.. mutlu edince mutlu olabileceğini….. ama bu bir yapmak hali değil.. olmak hali olduğunda güzel…
Ama bir an geliyor ve yetemiyoruz artık karşıdaki adama.. ya da kadına.. o da bize yetemiyor… bu bir eksiğimiz olduğundan değil… tabiki de hepimizin eksikleri ve fazlaları var… ama uymayışımız eksikliğimizden ya da fazlalığımızdan değil… sürecin kendisinden.. birbirine vereceğin ve sunacağın herşeyi zaten paylaşmış olduğunu bilmenin huzurundan… bunu gördüp anladığında sevgiyle veda etmek, helalleşmek ve herkesin kendi yoluna doğru mutlu ve umutlu bir şekilde yol almasına izin vermek gerekiyor…Birbirimize verebileceğimiz herşeyi zaten verdiğimizi… hayat yolculuğundaki yoldaşlığımızın bu kadar olduğunu anlayışla ve bilgelikle kabul etmek en erdemli olanı..
Zaten hep AŞK HAL’ inde yaşıyorsak.. aşk olmayan her şey de akıp gidiyor hayatımızdan… aşk halini paylaştığımız sürece kendin üzerinden diğerini, diğeri üzerinden kendini anlıyorsun… öğreneceklerin ve öğreteceklerin bittiğindeyse tekbaşınalığının kalabalığına dönüyorsun yeniden.. yalnızlık bir esaret tekbaşınalıksa bir özgürlüktür… bunu bilip özgürlüğü kucaklamak ne güzel… aşkla yaşamak ne güzel… aşkla hoş geldin, aşkla hoşça kal demek ne hafif…
Ayrıca bir şey daha var ki… olgun ve farkında bir birey, karşısındakine “beni tatmin et! Beni mutlu et! Diye haykırmaz… bunu başkasından bekleyemeyeceğini bilir… tatmini ve mutluluğu kendi içinde bulup.. kendi varlığının coşkusuyla bunu karşısındakine verebildiğinde ancak sağlıklı bir ilişkiyi yaşayabilir…
Hayatıma misafir olmuş herkese , hayatına misafir olduğum herkese minnettarım…her yaptığımı ve verdiğimi sevgiyle verdim.. hakkım helaldir ve her aldığımı sevgiyle ve şükranla kabul ediyorum… yaşadığım her mutluluk için, hissettiğim tüm coşkun duygular için, her “aşk hali “ için, zorlandığım tüm öğretiler için , acıyla deneyimlediğim her ders için sonsuzca teşekkür ederim…
HEP AŞKLA YAŞAMAK DİLEĞİYLE….
                                 
hep ve daima.. AŞKLA… VARLIĞIN COŞKUSUYLA….
BİLGELİKLE, ANLAYIŞLA VE ŞEFKATLE…..ÖĞRENMENİN VE DÖNÜŞMENİN COŞKUSUYLA…
27-30 /06/2017, İzmir


İLİŞKİ NEDİR? ÜZERİNE BİR DENEME..2017


İlişki nedir? Üzerine…   2017

İlişki yakınlıktır… Diğerinin senin içine girmesine izin vermektir.
Şeffaflıktır… Diğerinin seni senin içinden görmesine izin vermek, bir insanı varlığının en derin noktasına davet etmektir.
Çırılçıplak kalmaktır ilişki… Çıplaklığından utanmadan diğerinin karşısında bütün örtülerinden, saklandığın bütün maskelerden soyunmaktır. Kendi varlığının coşkusuyla kendini diğerine çırılçıplak sunmaktır. Diğerinin karşısında saklayacak, utanacak birşeyin kalmamasıdır.
Samimiyet ve dürüstlüktür ilişki… Güven içinde kendini diğerine bırakmaktır.
Güvenmektir ilişki… Karşındaki insana sevgini, masumiyetini, özlemlerini, kayıplarını, kazançlarını, hüzünlerini, mutluluklarını, kederlerini, coşkularını, yaralarını, pişmanlıklarını,  acını, sevinçlerini, gözyaşını, gülüşlerini, yoksulluğunu, zenginliğini,  en derinlerdeki çaresizlik hissini,  en ulaşılmaz görünen hayallerini paylaşacak kadar kendini güvende hissetmektir.
Coşkudur ilişki… Birlikte güne uyanmanın verdiği yaşama sevincidir…
Uyanıp gece yarısı sevdiğinin yüzünü izleyip kalbinin sevinçle dolmasıdır.
Kahkahadır ilişki…  Birlikte gülebilmenin yarattığı mutluluk, sevinç ve neşedir.
Huzurdur ilişki…  Birlikte susmaktan korkmamaktır… huzur içinde, sükûnetle, fani olan her şeyin ve muhteşem varoluşun, doğanın seyrine dalmaktır.
Sadakattir ilişki… Başka hiç kimsenin senin varlığını böyle tamamlayamayacağını bilmenin verdiği teslimiyettir.
Vazgeçmemektir ilişki… Engellerle, zorluklarla karşılaştığında bile sımsıkı sarılmak isteyeceğin kişiyle yan yana yürümektir.
İnanmaktır ilişki… kendine, diğerine ve birlikte mutlu olacağınıza olan inancı hiç yitirmemektir..
Özgürlüktür ilişki…  “KENDİ BAŞINA” olma halinden vazgeçmeden, “BİZ” olmaktır. Kendini gerçekleştiriyorken aynı zamanda bütün olmaktır.
Yuvanı bulmaktır ilişki… Birinin gözlerinin içine baktığında dünyadaki yerini bulduğunu, diğer herkesin ve her şeyin dışarıda kaldığı o eşsiz aidiyet duygusunu hissetmektir.
Her şeyden de çok ilişki “ÖZEN” dir… Sahip olduğun değerin kıymetini bilmek, ona layık olmak, varlığınla varlığını onurlandırmaktır… Onun “HAYATIN SANA ARMAĞANI “ olduğu duygusunu her an kalbinin en derinlerinde hissetmek ve ona göre davranmak, ona göre yaşamaktır…
Bunlardan bir kaçını bile içeren her şeye ilişki diyoruz oysa… Sonra yaşayıp görüyoruz nelerin eksik kaldığını… Hep tamı ve tamamlanmayı istediğimizden, bir zaman sonra eksik olandan vazgeçiyoruz. Ama hep ve yeniden inanç ve umutla da denemeye devam ediyoruz.
Bütünleşebilmek için önce kendi tamlığına erişmek gerekir oysa… Birçok kadın ve erkek kendi eksiklerini tamamlamadan, kendi bütünlüğüne erişmeden gelip diğerinin kendini tamamlaması hayaliyle kendini kandırır… Bu sanki iki topal insanın birbirine kol değneği gibi sarılması gibidir… Asla düz yürüyemezler…

İlişki bir kadının senin toprağın gibi olmasıdır… Onun toprağını işleyip onun bahçesini sulamanın seni mutlu etmesidir.
Uyanmış bir kadın, ben koskocaman bir bahçeyim der… Benim bahçemi işleyecek, toprağımı havalandıracak, ona rengarenk çiçekler, mis kokulu meyveler, sağlıklı sebzeler ekecek, onarı besleyip sulayacak… hasat vakti geldiğinde şükürle mahsulünü toplamaktan mutluluk duyacak… “kendini gerçekleştirirken” benim de varoluşuma hizmet edecek bir “ÇİFTÇİ”  ye ihtiyacım var, onu arıyorum der…

Bir şiirle bitirmek istiyorum…

Ne arıyorsan sen O’sun der Mevlana…
Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık…
Elinden tuttuğumuz her sevgili, bizi sürükleyip, kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir keşif gezisine çıkarır.
Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslında, her sevda ruhumuzun bir başka yüzü…
Her aşkta kendimizi ararız; o yüzden bulduklarımız benzerlerimizdir.
Resimlerini yanyana koyun sevdiklerinizin ve dikkatle bakın yüzlerine, onların suretlerinden kendi yüzünüz bakacaktır size…
Madendeki inciyi aradıkça madensin.
Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın herşeyi;
Neyi arıyorsan, sen osun.
Senin canın içinde can var, o canı ara!
Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!
A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;
Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara…

                                                                                               Sevgiyle..bilgiyle..değerle…

YENİ YIL YAZISI.. 2017 DEN SÜZÜLENLER..


2017 den süzülenler…

bu yıl hayat dedi ki bana…

Hayal et.. peşinden git.. hiç vazgeçme, yeni hayaller kur hep..

Hayallerin, umudun, sevgin ve inancın hiç eksilmesin..

Düş bazen.. ama kalk hemen.. devam et, hep yeni başlangıçların olsun..
Çünkü hayat her an yeniden yaratılıp, güneş her gün yeniden doğuyor..
ilk günmüş gibi başla her gününe hayatının..

Yorul bazen.. bir dur, dinlen yorulunca ..
sevdiklerinden destek al.. ailen, dostların, çiçeğin, köpeğin, müziğin.. bırak sarsın yaralarını..

Hastalan ve sağlığın kıymetini anla…
ama yüzleş seni hasta edenle de.. ki bir daha olmasın diye, kendine iyi bakmayı öğren..

Kararsız kal bazen.. bir dur, bekle.. sabret.. cevaplar gelsin kendiliğinden yaşadıkça…
Kararların zihinle değil, hayatla verildiğini öğren…

Kaç bazen.. kimseler bilmesin nerede olduğunu… 

ormanda gez… dalgaların sesiyle uyu.. güneşin doğuşunu izle.. çimlerde yuvarlan.. bisiklete bin.. fırından sıcacık bir ekmek alıp sevdiğinle bölüş.. bir yabancıyla sohbet et.. bilmediğin bir sokakta yürü.. yağmurda ıslan.. yanan bir ateşi izle.. bir sokak köpeğiyle oyna.. bir kediyi besle.. sevdiklerin için yemek yap.. bir çiçek dik kendin için.. bir resim yap..bir şiir yaz..

çok daha fazla gülümse…

neşe içinde yaşamanın yollarını ara hep..

Yeni insanlarla tanış… şarkılar söyle… daha çok danset...  masal anlat çocuklara… bir yaprağı kokla…bir ağaca sarıl.. sessizliği dinle bazen… dolunayda başını göğe çevir.. .bir deniz kıyısında kendinle baş başa günbatımını izle…

Bilmediğin yeni bir şey öğren.. daha çok oku… daha az konuşup daha çok dinlemeyi dene…
Hep hareket et.. bu dünya yapma dünyası.. birşeyler yap…çalış, üret…Sevdiğin işi yap yada yaptığın işi sevmeyi öğren.. çünkü hayat başka türlü mutsuz eder insanı..

Çok sev.. çünkü sevgi, varoluşunun özü.. sevgiyle her şey güzelleşiyor.. olan her ne olursa olsun, içinde sevgi varsa güzelleşiyor.. sevgiyi dışarda arama… önce kendinden başla sevmeye… için sevgi dolduğunda.. bırak sevgi taşsın senden… herkesle paylaş kalbindeki sevgiyi…

Herkesi sev, ama “Güzel sevmeyi “ bil.. en yakınlarını, eşini, dostlarını “güzel seven” lerden seç… Kollayan, gözeten, besleyen, büyüten, azaltmayıp çoğaltan, mutlu olman için emek verenler olsun yakınların.. çünkü sevmek almak değil vermektir… sevdiğim ne düşünüyor, ne hissediyor diye yüreği titremektir sevmek… sen nasıl seviyorsan, seni senin gibi sevenler olsun yakınların…

Doğayı ve bütün varoluşu sevmenin tadına var... nefes almayı ve her nefeste "an" da olmayı hatırla... yaprağın yeşilinden, göğün mavisinden, çiçeğin kırmızısından sana akan sonsuz ve koşulsuz sevgiyi farket..ve şükret..
Güneşe dön yüzünü, ısınsın tenin ve kalbin…ışıkla ve yaşama sevinciyle dolsun için..

Yeni bir yıla girerken,  yaşadığın her şey için şükret… olan için de.. olmayan içinde… Kendini, herşeyi ve herkesi, yargılamadan, olduğu gibi sevmenin yeni yollarını öğren…
Hayatında nelerin olmasını istiyorsan onlar için sağlığın, enerjin, sevgin ve inancın hiç bitmesin… 

Kalbinde sevgi..

Yüzünde gülümseme..

İçinde sevinç ve coşku daim olsun…

Işıkla, sevgiyle ve bilgelikle aydınlansın yolun, yolumuz, yolculuğumuz….anlarımız ve yeni yılımız…


ADSIZ..2010


Acıyı bal  eyledik..
şiirin aşını pişirmek için,
yüreği har eyledik
gidenin halinden anlamak için
geceyi yol eyledik
ruhumuzu dostluğun meyiyle eylemek için
umudu yar eyledik
o gelene dek sarılmak için..
gunu bol eyledik
her bir anını yaşamak için..
 
10.08.2010

ÇİÇEĞİN ŞARKISI ..2009

ÇİÇEĞİN ŞARKISI

Kimi koklamak için yaklaşır çiçeğe
Kimi koparıp
Vazosunda soluşunu seyretmek için
Sahip olmak ister
Kimi elini uzattığında
Dikenler parmaklarını kanatır
Kimiyse dostça su verir toprağına

Aşksa arı olup
Çiçeğin varoluşundaki özü
Bala dönüştürürken
Kendi varoluşunu gerçekleştirebilmektir..

                                             02.11.09, İZMİR

K HARFİNDE SONSUZLUK 2009



K HARFİNDE SONSUZLUK

Tanrı aşkın masumiyetidir.
Ne satır aralarındaki anlama
Saklanacak kadar korkak
Ne bulmacalara dönüşecek kadar zeki
Ne strateji kurduracak kadar karmaşık değildir aşk

Kendiliğindenliğidir
Aşkın masumiyeti
Anlamsız olmayan
Tesadüflerdeki mucizeyi hissetmektir.

Rüzgarda sevgilinin tenini koklamak
Dolunayda onun yüzünü
Görebilmektir..
                                    2.11.2009

HAKKINDA... 2015 den bir şiir.. bir maşuk hikayesi vol. 2015


13.05.2015
HAKKINDA..
hayat hakkında..
eksik gelmişiz tama ermek için..
eksik yaşamışız tamı bulmak için..
içinde eksik olan dışında tam olamazmış,
aşkmış bütünlüğümüz… kimisine ilahi kimisine zahiri…
utanç hakkında..
şimdi durduğum yerde utançla kıvranıyor içmdeki küçük kız
ona sahip çıkmayı beceremediğimden, onu düşürdüğüm haller yüzünden saklanıyor…
 öksüz, yetim ve sevgisiz bırakışımmış onu utancın sokaklarında gezdiren şimdi anlıyorum..
başını öne eğişim ona gülümsemeyi unutuşumdanmış…
anladım..
ben hakkında..
peri masallarına inananlardandım hep..
maslım yarım kaldı.. Oysa ben esas kızdım ve esas oğlanım bırakıp gidince masalın ortasında beni
sandım ki hikayem böyle bitemez..
sandım ki hüzün ve mutsuzluk masalı olmasın diye onun yerine biri gelecek, elimi tutacak onun yerini dolduracak..
sonra gökten üç elma düşecek..
hep bekledim, hep istedim hiç inanmadım masalın bittiğine..
çırpınıp durdum, hırpalandım…
oysa masal bitmiş.
anladım..
masal hakkında..
yarım kalan masallar olmazmış..
benim hikayem kaderimi kabullenip sahiplendiğimde başlayacakmış..
yarım kalan masal ben esas oğlanı beklemekten vazgeçtiğimde, onun gittiğini ve yerine kimsenin gelmeyeceğini anladığımda sürecekmiş..
benim masalım böyleymiş..
bir kız bir oğlanı sever, kaybeder, kaderini kabullenir 
özlem ve hüzün dolu olsa da kendi hikayesini yaşamakmış payına düşen,
anlamlı, değerli, sevgiyi ve sevinci anlatan bir masal olsun diye yaşanacakmış bu hayat,
anladım..
aşk hakkında..
bir tanrı varsa aramızdaki bağdadır dedirtecek kadar ilahi bir hissedişmiş aşk..
güneşe bakıp kör olmakmış…
bir daha hiç kimseyi görememek hiçkimseyi yerine koyamamakmış..
başkaları için döktüğünü sandığın tüm gözyaşlarının aslında hep aynı sevgiliye olduğunu her seferinde ve en sonunda anlamakmış..
birinin gözlerine baktığında dünyadaki yerini bilmekmiş..
o yanındayken dünya senin etrafında dönüyor gibi hissetmekmiş…
hiçbir dilek dilemeyecek kadar mutlu olmakmış..
o gittiğinde boşluğa düşüp savrulmak, tutunacak dal aramakmış..
sonunda kendi içindeki aşka sarılarak ayakta durabilmekmiş..
biraz da sevgili olmakmış…
aşk bir daha geri dönüşsüz biçimde değişmek… "o" olmakmış..
nef's hakkında…
aşk sofrasından doyup kalktığını bilmemekmiş..
hala açgözlülükle isyan edip aramak, beklemekmiş..
doyduğunu bilmemek, anlamamakmış..
sana verileni değersizleştirip kıymet bilmediğini acıyla yüzüne vuranmış..
teslimiyeti anladığında… ışığa kavuşan karanlıkmış..
özlem hakkında..
herşey gittiğinde geriye kalanmış..
acısına daynamayıp kaçmaya çalıştığında..
mahsun sevgiler, ateşli sevişmeler, değerli buluşmalar peşinde koşup hep aynı yerde olduğunu farketmekmiş..
yarın hakkında..
hüznün, kaybedişin, özlemin hikayesini
aşkla yoğurup, sevince, anlama , değere, sonsuz gülümsemeye döndürebilmek olsun benim masalım..
"ne kadar çok seviliyorsun, ne güzel bir insansın sen" dediğimde.. " çünkü ben onların hepsini çok seviyorum" diyerek
 bana sevmeyi öğreten sevgiliyi içimde taşımak olsun zenginliğim..
karşılıksız sevmenin, karşılıksız vermenin verdikçe çoğalmanın, sevdikçe çoğaltmanın hikayesini ondan öğrendiğim gibi yaşamak olsun değerim..
dinlemek olsun, gülümsemek olsun..
var diye öğünmemek, yok diye yerinmemek olsun…
sevgi olsun..
sevinç olsun..
teslimiyet olsun..
huzur olsun..
özgürlük olsun..
yollar, yolculuklar, dostlar , hikayeler olsun..
hayatın güzellikleri olsun..
her şey aşkla başlar… aşkla bitsin…
güzel ölmek olsun… güzel ölmek için güzel yaşamak olsun…

YOKSUN... 2005 den bir şiir... bir maşuk hikayesi vol. 2005

YOKSUN
isyanımı susturan engin denizlerinden ırak
hiçbirini yitirmek istemiyorum kelimelerinin
ben gidince demiştin,
biliyorum isyan edeceksin, herkese herşeye kızacak, öfkeleneceksin,
biliyorum demiştin
biliyordun
herşeyi bildiğin gibi bunu da biliyordun
peki ya
hayallerimi seninle beraber gömeceğimi..
kırılgan ruhumun taş keseceğini,
artık hiç iç üşümeleri yaşamadığımı, içimin buz kestiğini topyekün
ya umudun çocuğu  olan anarşist küçüğünün
umudun adını anımsadığını sadece,
biliyor muydun?
ağlama yastıklarım var benim oyuncak ayılarımın yerine
hep senin için hep senin yüzünden
eskiden sen diye sarılırdım onlara ne komik değil mi..
aşkınla ıslandılar
hasretinle
ihtirasınla
umudunla
kıskançlığınla
yüzünden geçen bulutların gölgesiyle
sırtına giren ağrının yansısıyla
ve en sonunda bahar gözlü adam
toprağının kokusuyla
hiç olmamışçasına yokluğunda kalışımla ıslandılar en sonunda
ve sonsuzca
aşk her mevsim baharı yaşamakmış
öyle diyorlar birtanem
oysa bana bir gözlerin yeterdi bütün mevsimlerin yerine
bahar kokan, bahar bakan gözlerin
teninde benim olan her noktan
her dokunuşumda titreten beni
ve dünyanın engüzel yeri..
bi senin bi benim bildiğim
özlem anlamsız bir sözcük
içimdeki acıya
senden sonra ben bile kalmadı geriye..
nasıl sevdiysen beni,
ve nasıl yandıysam ben sana
bi küller var savrulan
geriye kalan
sonramız olmadı hiç değil mi bizim
oyşa şimdiye de sahip çıkamadık sonra uğruna
geçmişi taşıyan kolların
şimdiyi ve sonrayı hep uzaktan seyretti
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
beni sevişini
ve terkedişini
seni sevişimi
ve hiç
terkedemeyişimi
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
hep benim oluşunu
ve hiç olmayışını
hep senin oluşumu
ve hep senin kalışımı
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
beni bekleyişlerini
ve beklemeden gidişini en sonunda
seni bekletmelerimi
ve hiç yetişemeyişimi
sana
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
acımın ırmağına atacağım yazdığım romanı en sonunda
sen deniz ben nehirsem
elbet geçtiğim yollar beni sana getirecektir
ve savrulan kelimelerim
sana methiye ya da yergi
yüreğinin bir dokunuşuyla eriyor tüm buzullar
bir bakışın anlatıyor dünyadaki yerimi bana
bir gülüşün güneş oluyor kararan mabedimde
ama yokluğun kollarında bırakıp gittiğinde beni
sarılacak bir ben kaldığımda bana
içimdeki sen bile yetmiyorsun yalnızlığıma
öfkem ve hırçınlığımla kayalarına vurmadan sakinleşmiyor sularım
yoksun
nasıl anlatılırki bu
yoksun, boşluk
gerisi
kayboluşlarım
yetinmeyişlerim
mutsuz umutsuzluğum
geçmişle vedalaşmam
yarınsızlığım
yoksun
yoksun
yoksun
ve beklemeden gidişin en sonunda
tüm bekletmelerimin öcünü alıyor belki de hayat benden
sen melek masumiyetin, ermiş ruhunla, başka dünyaları aydınlatıyor
ve beni yokluğunun karanlık zindanına mahkum bırakıp gidiyorsun sonunda..
yoksun.