4 Mart 2018 Pazar

YOKSUN... 2005 den bir şiir... bir maşuk hikayesi vol. 2005

YOKSUN
isyanımı susturan engin denizlerinden ırak
hiçbirini yitirmek istemiyorum kelimelerinin
ben gidince demiştin,
biliyorum isyan edeceksin, herkese herşeye kızacak, öfkeleneceksin,
biliyorum demiştin
biliyordun
herşeyi bildiğin gibi bunu da biliyordun
peki ya
hayallerimi seninle beraber gömeceğimi..
kırılgan ruhumun taş keseceğini,
artık hiç iç üşümeleri yaşamadığımı, içimin buz kestiğini topyekün
ya umudun çocuğu  olan anarşist küçüğünün
umudun adını anımsadığını sadece,
biliyor muydun?
ağlama yastıklarım var benim oyuncak ayılarımın yerine
hep senin için hep senin yüzünden
eskiden sen diye sarılırdım onlara ne komik değil mi..
aşkınla ıslandılar
hasretinle
ihtirasınla
umudunla
kıskançlığınla
yüzünden geçen bulutların gölgesiyle
sırtına giren ağrının yansısıyla
ve en sonunda bahar gözlü adam
toprağının kokusuyla
hiç olmamışçasına yokluğunda kalışımla ıslandılar en sonunda
ve sonsuzca
aşk her mevsim baharı yaşamakmış
öyle diyorlar birtanem
oysa bana bir gözlerin yeterdi bütün mevsimlerin yerine
bahar kokan, bahar bakan gözlerin
teninde benim olan her noktan
her dokunuşumda titreten beni
ve dünyanın engüzel yeri..
bi senin bi benim bildiğim
özlem anlamsız bir sözcük
içimdeki acıya
senden sonra ben bile kalmadı geriye..
nasıl sevdiysen beni,
ve nasıl yandıysam ben sana
bi küller var savrulan
geriye kalan
sonramız olmadı hiç değil mi bizim
oyşa şimdiye de sahip çıkamadık sonra uğruna
geçmişi taşıyan kolların
şimdiyi ve sonrayı hep uzaktan seyretti
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
beni sevişini
ve terkedişini
seni sevişimi
ve hiç
terkedemeyişimi
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
hep benim oluşunu
ve hiç olmayışını
hep senin oluşumu
ve hep senin kalışımı
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
beni bekleyişlerini
ve beklemeden gidişini en sonunda
seni bekletmelerimi
ve hiç yetişemeyişimi
sana
bir gün ahdımdır bir roman yazacağım
acımın ırmağına atacağım yazdığım romanı en sonunda
sen deniz ben nehirsem
elbet geçtiğim yollar beni sana getirecektir
ve savrulan kelimelerim
sana methiye ya da yergi
yüreğinin bir dokunuşuyla eriyor tüm buzullar
bir bakışın anlatıyor dünyadaki yerimi bana
bir gülüşün güneş oluyor kararan mabedimde
ama yokluğun kollarında bırakıp gittiğinde beni
sarılacak bir ben kaldığımda bana
içimdeki sen bile yetmiyorsun yalnızlığıma
öfkem ve hırçınlığımla kayalarına vurmadan sakinleşmiyor sularım
yoksun
nasıl anlatılırki bu
yoksun, boşluk
gerisi
kayboluşlarım
yetinmeyişlerim
mutsuz umutsuzluğum
geçmişle vedalaşmam
yarınsızlığım
yoksun
yoksun
yoksun
ve beklemeden gidişin en sonunda
tüm bekletmelerimin öcünü alıyor belki de hayat benden
sen melek masumiyetin, ermiş ruhunla, başka dünyaları aydınlatıyor
ve beni yokluğunun karanlık zindanına mahkum bırakıp gidiyorsun sonunda..
yoksun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder